The Hosts certainly maintained thier reputation for hospitality at the 4th UEFA Medical Symposium, staged in Istanbul on the last three days of november. Devamı >>
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Binnet'in başkanlığında, Fen Fakültesi Kimya Bölümü Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Elçin, Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilimdalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlhan Erdem, Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim elemanı Dr. Kerem Başarır ve Fen Bilimleri Enstitüsü doktora öğrencisi Dr. Nuray Emin'inkatışımıyla gerçekleştirilen çalışmayla hastalara yeni bir umut ışığı yakıldı. Devamı >>
28-30 Kasım tarihlerinde İstanbul'da yapılacak olan 4. İstanbul Sağlık Sempozyumu'nun gündemindeki birinci konu; futbolcu sağlığı standartlarının belirlenmesi. Devamı >>
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi'nde bir ilk gerçekleştirildi. Üç saatlik ameliyatla dizinekendi kıkırdak hücrelerinden üretilen sıvı enjekte edilen hasta üç hafta sonra ayağa kalkacak. Devamı >>
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet S. Bennet 28 - 30 Ocak 2002 tarihleri arasında Cenevre'de "Günümüz Futbolunda Dize Yönelik Yaralanmalardaki Değişim ve Mekanizmaları" konulu bir konferans verdi. Devamı >>
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, Türkiye'de ilk kez bir hastaya laboratuarda hazırlanarak üretilen kendi diz eklemi kıkırdağını ameliyatla yerleştirdi. Kıkırdak hücrelerinin kültüre edilerek hastaya uygulanması yöntemiyle, uzun süreli sakatlıklar önlenebilecek. Devamı >>
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi'nde ikinci kez meniskus ve çapraz bağ nakli gerçekleştirildi.
Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof.Dr. Mehmet Binnet başkanlığındaki bir ekip tarafından 10 Mart 1995 tarihinde yapılan ameliyat başarılı geçti. Devamı >>
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Yine Öncü Bir Çalışma:
Kıkırdak Hücre Transplantasyonu Türkiye' de ilk Kez Üniversitemizde Yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, Türkiye'de ilk kez bir hastaya laboratuarda hazırlanarak üretilen kendi diz eklemi kıkırdağını ameliyatla yerleştirdi. Kıkırdak hücrelerinin kültüre edilerek hastaya uygulanması yöntemiyle, uzun süreli sakatlıklar önlenebilecek.
Çocuk ve gençlerin kıkırdak yaralanmalarının tedavisindeki en son gelişme, doku mühendisliği ile gerçekleştirilen ve hastanın kendi kıkırdak hücrelerinin çoğaltılarak bozulmuş eklemine yerleştirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak kıkırdak hücrelerinin laboratuardaki kültür ortamında üretilerek hastaya yerleştirilmesi ile yaralanmış eklem kıkırdağı yeniden oluşturuluyor.
Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet S. Binnet ve ekibi, 8 Haziran 2000 tarihinde 15 yaşındaki bir erkek çocuğuna laboratuarda hazırlanarak üretilen kendi diz eklemi kıkırdağını ameliyatla yerleştirdi. Ameliyattan sonra hastanın son kontrollerinde, kıkırdak dokusunun tamamen oluştuğu ve çocuğun okula başladığı memnuniyetle öğrenildi. Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen ve özellikle gençler ve çocuklarda uygulanan, kıkırdak hücrelerin kültüre üretilip hastaya uygulanması yöntemiyle uzun süreli sakatlıklar önlenebilecek.
İlk girişimi takiben, ikinci olarak Üniversitemiz öğrencilerinden birine de başarı ile uygulanan transplantasyonla, hastalık belirtileri ortadan kaldırılarak eklem performansları tamamen düzeldi. Daha önceki yıllarda da bu konuda pek çok girişime öncülük eden Üniversitemiz, gençlerin uzun süreli eklem sakatlıklarından korunmasına yönelik gelişmelerin en yakın takipçisi olduğunu bir kez daha gösterdi.
Uluslararası alanda bu tür operasyonlardan yüzde 80 oranında çok başarılı sonuçlar alınıyor. Bu tür operasyonlarla özellikle profesyonel kişiler (sporcular, askerler vb.) hasarsız olarak işlerine dönebiliyorlar. Genç yaş grubunda olan hastaların bu probleme bağlı sakatlık ve yan etkilerden korunarak hayatlarına ve işlerine eskisi gibi devam edebilmeleri sağlanıyor.