TRAVMATİK DİZ PATOLOJİLERİ
TRAVMATİK DİZ PATOLOJİLERİ
Prof.Dr.Mehmet S.Binnet
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi
Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı
Son yıllarda toplumumuzda giderek değişen sosyal yaşamla
birlikte, artan genç popülasyon ve son olarak sporun geniş kitlelerce benimsenerek
yaygınlaşması bunlarla bağlantılı yaralanmaları da arttırmıştır. Diz eklemi
yaralanmalara en çok hedef olan eklemdir. Çünkü diz vücudun en büyük eklemidir
ve farklı bir hareket armonisine sahiptir.
Eklem yaralanmalarının dizdeki yoğunlaşmasının diğer bir
nedeni ise eklemi oluşturan kemikler arasındaki ilişkidir. Anatomik yapılanma
içerisinde eklemi oluşturan kemiklerde bir uyum söz konusu değildir. Kemiksel
uyumsuzluğa rağmen eklemin stabilitesi fonksiyonel uyumla sağlanılır.
Fonksiyonel uyum dizin aktif ve pasif stabilizatör yapıları arasındaki ilişki
ile sağlanır.
Dizin aktif veya dinamik stabilizasyonu çevre müskülotendinöz
yapılarla sağlanılır. Diz çevresi müskülo-tendinöz yapıları; önde güçlü quadriceps,
arkada iskiokural grup, gasroknemius ve popliteus adalelerinden oluşur.
Eklemi oluşturan kemiklerin geometrisi, bağlar ve meniskuslar statik
veya pasif stabilizatördürler. Anatomik özellikleri, yüklenmelerdeki
konumu ve foksiyonel yapılarından dolayı pasif stabilizatörler sınıflandırılması;
- Ossöz yapılar
;
Femurun distalindeki kondiller yapı,
Tibianın proksimalindeki plato,
Patella'dan oluşur.(ŞEKİL)
- İntraartiküler stabilizörler ;
Ön çapraz bağ (ACL)
Arka çapraz bağ (PCL)
İç menisküs (MM)
Dış menisküs (LM)
- Ekstraartiküler stabilizörler ;
medial ve lateral olarak iki ye ayrılır;
Medial ekstraartiküler stabilizörler ;
İç yan bağ (MCL)
Posterior oblik bağ.(POL)
Semimembranozuz adalesi (SM)
Pes anserinus tendonları (PA)
Lateral ekstraartiküler stabilizörler ;
Dış yan bağ (LCL)
Popliteus adalesi (POP)
Biceps femoris adalesi (BF)
İlio-tibial band (ITB) tan oluşur.
Günümüzde diz travmalarına tanısal yaklaşım yapabilmek ve
oluşan patolojinin boyutlarını anlayabilmek için, öncelikle bütünlüğü bozulmuş
anatomik yapıların saptanması gereklidir. Bu amaç doğrultusunda yaklaşımlar
öncelikle klinik gözlem, özel testler, radyo -diagnostik yaklaşım ve artroskopik
yöntemlerle yapılır. Ancak bu şekilde sağlıklı bir tanıya yönelinir.
TRAVMATİK DİZ PATOLOJİLERİNDE KLİNİK TANI
I - Anamnez
II - Genel klinik yaklaşım :
inspeksiyon
palpasyon
oskültasyon
fonksiyonel muayene (hareket alanı)
vasküler muayene
nörolojik muayene
III - Özel klinik testler :
stabilite testleri veya bağ muayenesi
menisküs testleri
patellar patolojilerin tanısı için yapılan testler
ANAMNEZ
Dize yönelik intra ve ekstra artiküler yaralanmaların tanısında,
özenli bir klinik muayene, amaca yönelik anamnezle başlar. Anamnezde pek çok
diz patolojisi için önemli ipuçları alınabilinir.
Bu çerçevede yaralanma mekanizmasının direkt veya indirekt
mi geliştiği, açık veya kapalı yaralanma olup olmadığının araştırılmasında
fayda vardır.
Anamnezde gelişmelerin süreleri konusunda da bilgi edinebilinir.
Örneğin dizdeki şişmenin süresi ayırıcı tanı için ipuçları verir. Eğer yaralanmayı
takiben 6-12 saat içerisinde şişme gelişiyorsa hemartrozu, 24-48 saat sonra
dizde gelişen şişme ise hidroartrozu düşündürür.
İNSPEKSİYON
İnspeksiyon da her iki alt ekstremitenin çıplak olması gereklidir.
Ancak bu şekilde her iki bacak direkt görüş altında karşılaştırılır. Inspeksiyonda
elde edilen bulgular içerisinde önemli olanları şu şekilde sıralayabiliriz.
a) Açık Yaralanma ;
Açık yaralanmalar basit bir cilt kesişinden, ağır açık
kırıklara kadar uzanır. Femur, tibia, patella'nın açık kırık ve çıkıklarında
inspeksiyon en önemli ve hayati bir bulgudur. Böyle bir inspeksiyon bulgusu
yaklaşımların yönünü farklı kılar. Bu tip ağır patolojilerde yaklaşım dize
sınırlı olmaktan çıkıp öncelikli olarak kardio-pulmoner düzenlemelere, eşlik
eden patolojilerin araştırılmasına, açık kırık veya çıkıklara yöneliktir.
b) Şişlik ;
Diz eklemi şişlikleri, genellikle akut bir travma sonrasında
gelişir ve inspeksiyonda gözlenilir. Şişliğin varlığı ve lokalizasyonu inspeksiyonda
gözlenilirse de ayrıcı tanısı palpasyonla konulur.
c) Adale atrofisi ;
Diz çevresi adalelerindeki atrofi inspeksiyon en kolay
izlenilebilen ve tipik bir bulgudur. Diz eklemi patolojilerinde en sık eşlik
eden bulgu quadriceps adalesindeki atrofidir. (ŞEKİL) Quadriceps atrofisinin
diz eklemi yaralanmalarına eşlik eden en klasik bulgu olarak kabul edilir.
İnspeksiyonda gözlenen bu bulgu, uyluğun karşılaştırmalı ölçümleriyle kesinleştirilir.
d) Cilt değişiklikleri ;
Cilt ve cilt altındaki değişikliklerin lokalizasyonu, yüklenmelerin
düzeyi hakkında bilgi verir.
f) Ekstremitenin aksı ;
Eksremitenin varusta veya valgusta veya recurvatumda olup
olmadığının inspeksiyonda izlenilmesi, patolojiye eşlik eden bulgular konusunda
bilgi verir.
PALPASYON
Palpasyonla diz eklemindeki intraartiküler ve eksraartiküler
şişliklerin ayırıcı tanısı ve ağrılı noktaların tam lokalizasyonu yapılır.
Dizdeki şişliklerin veya intraartiküler alandaki sıvının
varlığı klasik 'patelar şok' muayenesi ile ortaya konulur.(ŞEKİL) İntraartiküler
alanda toplanan sıvı eklem sıvısı özelliklerinde, olabildiği gibi transuda,
eksüda veya hematom niteliğinde de gelişebilir.
Hassasiyetin lokalizasyonun bulunması palpasyonun temel öğesidir.
Hassasiyetin varlığı diğer spesifik klinik muayeneyle birlikte tanıya yaklaşıldığında
önemli yol göstericidir. Ayrıca ısı değişikleri ve skatrislerin özellikleri
palpasyonla tespit edilir.
İNTRAARTİKÜLER TIKIRTI YAPAN FENOMENLER
Oskültasyon bulgusu diz ekleminde sınırlı verilere sahiptir.
Ancak fizik muayene sırasında duyulan krepitus, genelde artiküler dejenerasyonu
gösterir. Özellikle patello-femoral dejeneratif değişikliklerin klasik bulgusudur.
Ancak eklem içerisindeki serbest cisimler, menisküs lezyonları intraartiküler
tıkırtı yapabildikleri göz ardı edilmemelidir.
FONKSİYONEL MUAYENE
Hareket alanı ;
Dizin nötral noktası normalde 0 derecedir. Dizde ekstansiyon
5-10 derecelik açılarda gerçekleştirilir. Ekstansiyondaki bir dizde kemik yapıların
konumu,yumuşak doku ve bağların gerginliği rotasyonu engeller. 90 derecedeki
bir dizde pasif olarak 25-30 derecelik rotasyon mümkündür. Dizde fleksiyon
135- 140 derecedir.
Nörolojik muayene ;
Adele kuvvetinin muayenesi :
Dizin primer ekstansörü olan quadriseps kası femoral sinir
(L2, L3 ,L4) den innerve edilir. Dizin primer fleksörleri semitendinozus ve
semimembranozus ve biseps femoris'dir. Bu iskio-kural adaleler L5,S1 sinirlerinden
innerve edilirler.
Duyu muayenesi ;
Duyu muayenesinde diz bölgesindeki duyu dermatomlarına bakılır.
Diz ve bacağın iç yan yüzü L4 dermatomundan innerve edilir. Diz eklemi proksimalinde
uyluk ön yüzü, L3 dermatomuna uyar ve femoral sinirle uyarılır. Diz ve bacağın
dış yan yüzü L5 dermatomundan, uyluk arka yüzü ve popliteal bölge ise S2 dermatomuna
uyar.(ŞEKİL)
Refleks muayenesi ;
Patella refleksinin merkezi L2 L3 L4 seviyeleridir. Önce
patellar tendon palpasyonla bulunur ve diz eklemi seviyesinde tendon üzerine
refleks çekici ile vurulur. Normalde ani bir ekstansiyon olur. Bu hareketin
abartılı alınması 1. Motor lezyonuna ait patolojilerde görülür.
DİZ EKLEMİNDEN PONKSİYON
İntraartiküler sıvı toplanmalarında, ponksiyonun tanısal
faydalarının yanı sıra, tedavi edici amacı da vardır. Bu şekilde bası ağrısı
ortadan kaldırılır. Ancak ponksiyon, intraartiküler ortamın dışarıyla temasıdır.
Hastanın yatağında veya acil odasında değil tamamen steril şartlarda yapılması
gereklidir.
Elde edilen ponksiyonun içeriği ayırıcı tanıyı sağlar. Buna
göre patolojileri bulgulara göre şöyle sayabiliriz :
| PONKSİYONUN İÇERİĞİ
1- Kanlı
2-Yağ damlacıklarıyla
birlikte kanlı
3- Seröz (berrak)
4- Kirli seröz
5- Fibrinöz
6- Kirli ve koyu sarı
7- Kahverengi |
|
OLASI PATOLOJİLER
Ö.Ç.B. rüptürü, patella çıkığı, periferik menisküs yırtığı
Patella kırığı, osteokondral kırık, eminentia da kanlı kopma kırığı,
patella çıkığı
Menisküs lezyonu, kıkırdak lezyonu kronik bağ lezyonu
Enfeksiyon başlangıcı, romatizmal kökenli hast.
Romatizmal kökenli hastalık
Enfeksiyon
Tabes artropatisidir. |
|