Prof. Dr. Mehmet S. Binnet

AŞİL TENDON KOPMALARI

Tendon kopmaları içerisinde oluşturduğu sonuçlar açısından en önemli tendon yaralanmasıdır. Özellikle orta yaşlarda, tekrarlayıcı travmalar sonrasında, aşırı zorlama ve direkt yaralanmalarla ortaya çıkar(Şekil 7). Sporcularda özellikle parmak üstünde yükselmişken ayağın takılması veya adım atma gibi plantar fleksiyon yüklenmelerinde gelişir.

Aşil tendon lezyonlarının lokalizasyonları farklıdır. Bunlar proksimalde muskülo-tendinöz birleşkede, tendonun orta kısmında ve kalkaneusa yapışma yerinde veya kalkaneustan avulsiyon yapacak şekilde distalde olur.

Klinik Tablo: aniden, bıçak saplanır gibi ağrı veya krus ta bir şeyin koptuğunu ifadesi en tipik bulgudur. Parmak ucunda hareket yapan kişinin aniden topuğu yere değer, yürüyemez, adım atmak isterse topuğun hemen biraz yukarısı ağrır. Kısa zamanda aşil üzerinde ağrı ve duyarlılık olur. Yırtık olan yerde palpasyonda defekt hissedilmesi yine belirleyici rol oynar. Gecikmiş olgularda aradaki defekt fibröz doku ile dolsa bile, planlar fleksiyon yetersizliği vardır. Ancak güçlü planlar fleksiyon yapamama tüm olgularda ortak bulgudur.

Tam kopmaların tespitinde Thomas testi oldukça yararlıdır(Şekil 8). Bu testte hasta prone pozisyonda yatırılır ve baldır bir elle sıkılır; normalde sıkıştırmayla ayak bileği plantar fleksiyona gelir ancak tam yırtılma olduğunda beklenen fleksiyon görülmez. Akut faz geçtikten sonra belirtiler azalabilir ve az da olsa plantar fleksiyon yaptığı görülebilir.

Kopmuş aşil tendonu tanısında klinik gözlem en önemli verilere sahipse de, günümüzde ultrasongrafi ve MRG diğer tanı araçlardır. Bunlardan MRG, yumuşak dokular için çözülümü, multiplanar özelliği ve iyonize radyasyonsuz olması nedeniyle daha avantajlıdır.

Tedavi: Cerrahi ve konservatif yöntemler halen uygulamada ise de, son yıllarda cerrahi girişim daha yaygın kullanılmaktadır. Her iki yöntemin kendisine özgü üstünlük ve sakıncaları vardır.

Yaralanmayı izleyen ilk 48 saatte yapılan alçı tedavisinin sonuçları cerrahi kadar yüz güldürücüdür. Ancak 1 haftadan fazla gecikmelerdeki konservatif tedavide tekrar kopma olasılığını artırmaktadır. Cerrahi girişimin genç aktif sporcularda agresif rehabilitasyon ile desteklendiğinde başarılı sonuçlanmaktadır.

Muskülotendinöz seviyedeki kopmalarda konservatif tedavi yaygındır. Eğer tam olmayan yırtılma düşünülüyorsa, ayak bileği 30-40° planlar fleksiyonda 6 hafta süre, alçı ile immobilizasyona alınır. Bundan sonra egzersizlere ve yük vermeye geçilir.

Aşil tendonun yaralanması ile birlikte kalkaneusta avulsiyon kırığı oluşan hastalarda tespit perkütan kanüllü vidalarla uygulanır. Tendon kopmalarındaki cerrahi tedavide tendondaki defek kapatılarak muskulotendinöz ünitenin normal fizyolojik uzunluğu sağlanılır. Cerrahi tamir akut olgularda primer tedavi ile gerçekleştirilir. Cerrahi sonrasında yine immobilizasyona gereksinim vardır. Son yıllarda minimal invaziv cerrahinin üstünlükleri aşil tendon kopmalarında da uygulama alanı bulmuştur. Bu çerçevede yapılan kapalı tamirler erken harekete olanak tanımaktadır.